İçeriğe geç
Afyon Merkezli

Gündelik yaşamı merakla keşfet

Kişisel Gelişim

Yalnız Yaşayanlar İçin Basit Bir Sağlık Planı

Yalnız yaşamak özgürlük demek, ama kötü bir günde işler tıkanabilir. İyiyken kurulan küçük hazırlıklar bu açığı kapatır.

Selin Ertürk 4 dk okuma

Tek başına yaşamak birçok kişi için bir tercih, bazıları için koşulların getirdiği bir durumdur. Sabah kimseye hesap vermeden kalkmak, evi kendi düzeninde tutmak, günü istediği gibi kurmak ciddi bir özgürlük alanı sunar. Ancak bu düzenin sağlıkla ilgili bir tarafı vardır ve genellikle sorun çıkana kadar konuşulmaz: yalnız yaşayan biri için beklenmedik bir sağlık durumu, kalabalık bir evdekiyle aynı şey değildir. Ateşlenip yatağa düşmek, ayağını burkmak ya da baş dönmesiyle oturup kalmak, evde başka kimse yoksa çok daha zahmetli hâle gelir.

Görünmeyen fark

Kalabalık evlerde sağlıkla ilgili birçok şey kendiliğinden halledilir. Biri su getirir, biri eczaneye gider, biri "sen bugün iyi görünmüyorsun" der. Yalnız yaşayan kişi bu ağın hepsini kendisi kurmak zorundadır. Sorun, bunun zor olması değil; genellikle önceden düşünülmemesidir. İnsan iyiyken plan yapmaz, kötüleştiğinde ise plan yapacak hâli kalmaz.

Bu yüzden yalnız yaşayanlar için sağlık planı, hastalık anında değil, sağlıklı bir gündeyken kurulur. Yarım saatlik bir hazırlık, ileride çok daha büyük bir yükü hafifletir.

Temel dayanak: birinin haberi olması

Planın en önemli parçası teknoloji ya da malzeme değil, insandır. Gün içinde en az bir kişinin sizden düzenli haber alması, yalnız yaşamanın en büyük açığını kapatır. Bu bir aile üyesi, yakın arkadaş, komşu ya da aynı apartmanda oturan biri olabilir. Karşılıklı işleyen bir düzen daha kolay yürür: iki kişi birbirini gözetir, kimse kimseye yük olmuş hissetmez.

Komşuluk bu noktada eskiden olduğundan daha değerlidir. Bir komşuyla tanışık olmak, ona yedek anahtar bırakmak ya da sadece telefon numarasını bilmek, acil bir durumda dakikalar kazandırır. Şehir hayatında bu bağların zayıflaması doğaldır, ama tümüyle kopmuş olması gereksiz bir kırılganlık yaratır.

Evde hazır bulunması iyi olanlar

Hasta olunan günlerde en zor iş dışarı çıkmaktır. Bu yüzden evde birkaç günü idare edecek temel şeylerin bulunması işi ciddi biçimde kolaylaştırır. Uzun süre dayanan basit gıdalar, yeterli içme suyu, temizlik malzemesi ve düzenli kullanılan ilaçların bitmeden yenilenmiş olması bunların başında gelir.

Telefonun şarj kablosunun yatağa ulaşabilecek uzunlukta olması gibi küçük ayrıntılar bile önemlidir. Aynı şekilde evin girişinde, kolay görülebilecek bir yerde acil durumda aranacak kişilerin adı ve numarası yazılı basit bir not bulundurmak, dışarıdan gelen birinin işini kolaylaştırır.

Ev düzenini güvenli kurmak

Yalnız yaşayan biri için evin fiziksel düzeni de plana dâhildir. Geceleri koridorda ve banyo yolunda yeterli aydınlatma bulunması, sık kullanılan eşyaların uzanmadan erişilebilecek raflarda durması, halı kenarlarının takılmaya yol açmayacak şekilde sabitlenmesi basit ama etkili düzenlemelerdir. Kayan zeminlerde kaymayı azaltan paspaslar kullanmak da aynı mantığın parçasıdır.

Bu düzenlemeler yalnızca ileri yaş için geçerli değildir. Her yaştan insan yorgunken, gece yarısı uyanıkken ya da hastayken daha dikkatsiz hareket eder. Evi bu hâllere göre kurmak akıllıcadır.

Sağlık bilgilerini derli toplu tutmak da aynı hazırlığın parçasıdır. Düzenli kullanılan ilaçların adları, bilinen alerjiler ve süregelen rahatsızlıklar tek bir yerde yazılı olsun. Bunu telefonda bir notta veya cüzdanda bir kâğıtta tutmak, gerektiğinde başkalarının hızlıca bilgi edinmesini sağlar. Aynı şekilde başvurulan sağlık kuruluşunun ve düzenli görüşülen hekimin bilgisini elinin altında bulundurmak da işi kolaylaştırır.

Yalnızlık ve yalnız yaşamak aynı şey değil

Son olarak şunu ayırmak gerekir: yalnız yaşamak zorunlu olarak yalnızlık demek değildir. Kendi düzenini kurmuş, çevresiyle bağını korumuş biri kalabalık bir evde yaşayan pek çok kişiden daha az yalnız olabilir. Buradaki mesele duygusal değil, pratiktir. Amaç kimseye muhtaç olmak değil, kötü bir günde işlerin tıkanmasını önlemektir.

Planın gözden kaçan bir parçası da ulaşımdır. Kendini iyi hissetmediği bir günde araç kullanmak zorunda kalmamak için önceden düşünülmüş bir seçeneğin olması işi kolaylaştırır. Yakındaki eczanenin, sağlık kuruluşunun ve toplu taşıma seçeneklerinin bilinmesi, hasta olunan günde alınacak kararların sayısını azaltır. Karar vermek, o günlerde en zor işlerden biridir.

Aynı mantık dijital tarafta da geçerlidir. Telefonun kilit ekranından ulaşılabilen acil durum bilgileri, kayıtlı birkaç yakın kişi numarası ve düzenli kullanılan uygulamaların hazır olması, kötü bir günde zaman kazandırır. Bunları kurmak bir kez yapılır, sonra unutulur.

Belirgin bir sağlık sorunu, süregelen bir rahatsızlık ya da sık tekrarlayan şikâyetler varsa bunları bir sağlık profesyoneliyle konuşmak planın ilk maddesi olmalıdır. Gerisi, iyiyken yapılan küçük hazırlıklardan ibarettir.